Ne çok beklemiştik bu günü…
Ne hasretler biriktirmiştik içimizde…
Dile kolay, tam 24 yıl…
Bir neslin çocukluğu geçti, bir başkasının gençliği eskidi, bir memleket sabrı öğrendi.
Türkiye, Dünya Kupası kapısında yıllardır bekleyen bir yolcuydu.
Bazen umutla yaklaştı o kapıya, bazen eli boş döndü.
Bazen ''şimdi olacak'' dedi, bazen başını önüne eğip sustu.
Ama kaderin de, futbolun da tuhaf bir huyu vardır…
Unutturmaz.
Sadece bekletir.
Ve bu gece…
Bekletmedi.
O kapıyı kırdık, geçtik.
Artık Dünya Kupası’ndayız.
Kosova’da sahaya çıkan bir takım değil, bir memleketin sabrıydı.
Sabırlıydı…
Akıllıydı…
Ve en önemlisi, kendine inanıyordu.
Direniş kalede başladı.
Uğurcan Çakır, bu gece sadece kaleci değildi;
24 yılın birikmiş korkularına kapıyı kapatan adamdı.
Savunma terle yazdı bu hikâyeyi.
Orta saha aklıyla dokudu.
Ve sonra sahneye kalite çıktı…
Arda Güler’in zarafeti,
Kenan Yıldız’ın cesareti,
Orkun Kökçü’nün zekâsı…
Ve son noktayı koyan Kerem Aktürkoğlu…
Dakikalar 53’ü gösterdiğinde zaman durdu.
Kenan çevirdi…
Orkun dokundu…
Kerem bitirdi…
Ve o an…
Bu gol, tabelaya yazılan bir rakam değildi.
24 yılın içinden kopup gelen bir çığlıktı.
Stadyumda yükselen ses, aslında yıllardır içimize attığımız haykırıştı.
Ve bu akşam…
Ay-yıldızlı forma bir forma olmaktan çıktı.
Bir bayrak gibi dalgalandı sahada.
Her pas sabırdı.
Her koşu inat.
Her atak memleket…
Çünkü bazı zaferler üç puan değildir.
Bazı geceler vardır; futbol maç olmaktan çıkar…
Bir ülkenin derin bir nefes alışına dönüşür.
Türkiye için bu gece işte öyle bir geceydi.
24 yıl sonra kapı açıldı.
Ve biz…
Hasretin ne kadar ağır olduğunu bildiğimiz için,
sevincin ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha anladık.
Helal olsun bizim çocuklar.
Yüreklerinizden öpüldünüz.
China Bazaar Gençlik Gücü TSK
Alsancak Yeşilova SK
Aslanköy GSD
Baf Ülkü Yurdu
Cihangir GSK
Çetinkaya TSK
Değirmenlik SK
Doğan Türk Birliği
Dumlupınar TSK
Karşıyaka SK
Mağusa Türk Gücü
Mesarya SK
Yenicami AK
Esentepe KSKK
Küçük Kaymaklı TSK