Çetinkaya'nın iki genç yeteneğinin profesyonelliğe uzanan yolculuğundan YDÜ ve Barcelona Akademisi'ne uzanan tartışmaya: Futbolda önceliklerimizi yeniden düşünmeliyiz.
Çetinkaya Türk Spor Kulübü, sevelim veya sevmeyelim, bu adanın en büyük kulüplerinden birisidir.
Rum, Türk herkesin 50'li yıllarda şapka çıkardığı milli takıma en çok oyuncu yollayan, o yıllarda Pakos Şildini Müzesi'ne götüren tek takımdır.
Maalesef şu anda bu köklü camia ölü taklidi yaparken veya kaybolmaya yüz tutmuşken, tüm yük, özellikle son birkaç haftadır yakından gördüğüm kadarıyla, iki yönetici (biri başkan Süleyman Yemen, biri eski başkan), birkaç kulüp emekçisi ve fedakârca çalışan hoca grubunun omzundadır.
Kulüp çok ama çok zor şartlarda ayakta tutulmaya çalışılıyor.
Her şeye rağmen ben, bu yaz tamamıyla altyapıdan yetişen, Çetinkaya lisanslı iki genç oyuncusunun profesyonel bir yolculuğa çıkmasında rol üstlendim.
Yemin ederim, çocuklara mı sevineyim yoksa başta Çetinkaya olmak üzere ülke futbolunun ve tanınmamışlığın getirdiği çaresizliğe mi üzüleyim, şaşırmış durumdayım.
Bu vesileyle sizlere, genç kaleci Alirıza Kırçay'ın iki hafta boyunca Kıbrıs 2. Ligi (B Kategori) takımı Derinia ile katıldığı hazırlık dönemi sonrası yeterli bulunup, hiç o tarafta altyapıya gitmeden, tamamıyla buradaki eğitimden çıkarak profesyonel imza attığını müjdelemek isterim.
Yine Çetinkaya altyapılarından çıkan, henüz 15 yaşında olduğu halde kendisine geçtiğimiz sezon Süper Lig'de dahi forma şansı bulan melez yıldız Michael Mert Annan ise 3 haftadır Konyaspor ile geçirdiği deneme sürecini göz doldurarak tamamladı.
Kimlik işlemleri sonrası Konya U17 ve U19 takımlarında şans bulacağını ve inşallah birkaç sene içinde profesyonelliğe adım atacağına inanıyorum.
Bu iki gencimizin başarısında pay sahibi olan, başta aileleri ve hocaları olmak üzere emeği geçen herkesi yürekten tebrik ederim.
Her iki oyuncunun da transferlerinde maddi tek bir kuruş hiçbir taraftan diğer tarafa geçmemiştir.
Buradaki yegâne çabamız, ileriye yönelik olumlu adımlar atmaktır.
Tüm bunlar yaşanırken son haftalarda internet üzerinden bir seçme furyası çıktı.
Ben ilk reklamı gördüğüm anda hemen federasyonumuzla temasa geçip böyle bir etkinlik için izinli olup olmadıklarını sordum. Ki bana göre bu olay son derece çirkin ve kabul edilemez bir durumdur.
Ülkemiz zaten sorma gir hanına döndüyse de kulüplerin hakları bir tarafa, insanlarımızın ve sporcularımızın iyi niyetleri suistimal edilemez ve ne olduğu belirsiz umut tacirlerine teslim edilemez.
Federasyon Başkanının bu konudaki ivedi yaklaşımını ve açıklamasını takdirle karşılıyorum.
Bir diğer konu ve gündem maddesi ise izinli olarak büyük yatırımlar yapılarak açılacak olan yeni Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) futbol ve spor tesisleri ve burada kurulan Barcelona Akademisi'dir.
YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı, sevgili arkadaşım İrfan Günsel'e yıllardır her görüştüğümüzde futbola da el atması gerektiğini söyledim. Özellikle Avrupa Şampiyonu Kadın Basketbol Takımı'nı yarattıkları yıllarda, yurt dışında bir futbol takımı alıp bunu bizi temsil edecek bir milli takım görüntüsüne dönüştürmesini şahsen rica ettim. Ama o zamanlar bana, "Kadınları bile kapatacağız, futbola yatırım yapamayız." diyerek konuyu kapatmıştı.
Geçtiğimiz haftalarda hem Barcelona kampının geleceği hem de yeni yapılan tesislerle ilgili reklamlardan bilgi sahibi oldum.
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF)'nin de açıkladığı gibi, bu olayın izinli olması olumlu bir adım.
Barcelona Başkanı, eski dostum Joan Laporta'nın da konudan bilgisi var mı bilmiyorum ama güzel bir tebrik mesajı attım.
Barcelona'nın birçok efsanesi çok iyi arkadaşım ve takıma karşı, birçoğunuz gibi, benim de büyük bir sempatim var. Ama tüm bunlara rağmen, eğer benim ülkemin en büyük efsanesi Çetinkaya 2 yöneticinin elinde ayakta durmaya çalışırken, ülkemin Forbes'te yer alan zenginleri Çetinkaya'ya (ki benim takımım değil) el atmadan Barcelona'yı getiriyor ve buradan da ciddi bir kâr elde etmeyi umuyorsa, burada bir yanlışlık vardır.
Bence YDÜ, Çetinkaya'ya el atsa, sponsor olsa, Çetinkaya'nın Kıbrıs Futbol Federasyonu'ndan doğan kurucu haklarını hukuk fakültesinde incelese, spor fakültesinde kulübü ve diğer branşlarını iş birliğiyle yüceltse ve hepsinden sonra dönüp Barcelona Akademisi'ni Çetinkaya iş birliğiyle ülkeye getirse, o zaman her şey bence çok daha güzel olur...
Hâlâ geç değil...
China Bazaar Gençlik Gücü
Cihangir GSK
Doğan Türk Birliği
Mağusa Türk Gücü
Dumlupınar TSK
Çetinkaya TSK
Alsancak Yeşilova SK
Küçük Kaymaklı TSK
Yenicami AK
Esentepe KKSK
Lefke TSK
Karşıyaka SK
Mesarya SK
Mormenekşe GBSK
Gönyeli SK
Yeniboğaziçi DSK