Nasıl da umutluyduk.
24 yıl sonra Dünya Kupası'na katılacaktık. D Grubu'ndaydık. Rakipleri de çantada keklik görüyorduk. "Rahat çıkarız" diyor, finale kadar gideceğimizi sanıyorduk.
Heyhat!
Yanıldık. Kahrolduk.
İlk maçta Avustralya'ya, ikinci maçta Paraguay'a yenildik. Erkenden çektiler fişimizi. Elenmiştik.
Son karşılaşmada grup birinciliğini garantilediği için yedeklerle sahaya çıkan ABD'yi yendik ama ne fayda. Grupta sonuncu olarak Dünya Kupası'na veda ettik.
Peki bizim sonuncu olduğumuz gruptaki takımlar ne yaptı?
3'ü de çeyrek finale çıkamadan elendi.
Teselliyi bile aldılar elimizden. Hiç değilse, "Bakın bizim elendiğimiz gruptan çıkan takım çeyrek final, yarı final oynuyor" diyerek kendi kendimizi avutacaktık. Onu da yapamadık.
Silindik gittik.
Türkiye'nin izi bile kalmadı Dünya Kupası'nda.
Biz yine televizyonda seyirci kaldık diğer takımların maçlarına.
Bakıyoruz da... Bizim kadar saçma sapan elenen takım yok kupada.
Portekiz İspanya gibi bir deve tek golle yenildi diye hocası anında istifa etti. Üstelik gruptan da çıkmışlardı.
Ayrıca elenen 7 takımın teknik direktörü de bıraktı görevi.
Bizim Vincenzo Montella ise formalite maçındaki ABD galibiyetini büyük başarı diye yutturmaya kalktı bize.
İlk maçta sonuç alamadığı sistemi ikinci maçta da aynen uygulattı. Yine sonuç alamadı doğal olarak.
Bir de bizim TFF Başkanı var.
Kendisi milli takım oyuncusu gibi çekti eşofmanları, kampta kaldı. Antrenman sahasına bile çıkıp topla oynamaya kalktı.
Aklı ise birer tane de futbolculara vereceğini söylediği, doğa harikası Milas'taki sulak ve tarihi alana "Yapacağım da yapacağım" diye tutturduğu villalardaydı. Bir de ona buna gider yapmaktan başını kaldıramadı.
Evet... Elendik gittik Dünya Kupası'ndan. Yıllar sonra konuşulduğunda 2026 Dünya Kupası kimse hatırlayamayacak bizi. Yeşil Burun Adaları kadar bile olamadık.
Ama bir konuda elimize de kimse su dökemedi: Prim.
Bir örnek vereyim. Mesela İspanya. Çeyrek finale kadar prim yok. Çeyrek final primi 87 bin euro. Yarı final 240 bin. Finalist olurlara 290 bin. Kupayı alırlarsa 800 bin. Yalnız bu paranın yarısı vergiye gidecek. Yani şampiyon olurlarsa İspanyol futbolcuların cebine girecek primi kişi başı 400 bin euro.
Ya bizde...
Bizim federasyon başkanı kendi bizzat söyledi; FIFA'dan gelen 14 milyon euroya 2 milyon da kendileri eklemiş, 16 milyon euro prim olarak dağıtılmış.
Bir de villa verecekmiş her birine. Futbolcular istemediklerini söylemişler ama o ille de verecek!
Tarihi ve sulak hassas alana yapacağı vahşeti böyle örtmeye çalışıyor sanırım.
İspanya'yı örnek verdim ama diğer takımlarda da durum aynı.
Bu bizde prim olayı çılgın!
Her milli turnuva öncesi aynı terane...
Ben inanıyorum ki bizim çocuklar prim de almasalar göğüslerindeki ay yıldız için mücadele ederler sonuna kadar.
TFF'nin başına getirdiğimiz yetersiz başkanların kendilerini gösterme çabası gibi geliyor bana bu.
İsteyen yok. Ama her gelen ille de verecek!
Nasıl olsa kendi cebinden çıkmıyor ya... Sanıyor ki böyle tarihe geçecek!

Kaynak: Halk TV