Topluma Hizmet Anlayışı
Toplumuma yararlı olmaya çalıştım.
Görevlerimi iyi yapmaya çalıştım.
Halkıma, çocuğuma, yaşlıma, gencime, herkese yardım etmeye çalıştım.
Yardım çok güzel bir şey. Zaten birine yardım edebilecek pozisyonda olmak çok güzel.
Dünyaya gelsem tekrar Ayten Hanım olmak isterdim.

Aile Kökeni ve Doğum
1934 yılında Mağusa’da doğdum. Annem Melek Salih bir ev kadınıydı ve Bursa taraflarından gelen bir ailenin kızıydı.
Babam ise Salih Karamahmet’ti. 700’lü yıllarda Afrika kökenli, Sudan civarından gelen bir ailenin oğluymuş.
Annemle evlendiği sırada İngilizler polis ve asker yazıyorlarmış. Babam askere yazıldı.
Tüm dairelerdeki müdürler İngilizdi. İkinci numaralar Türk veya Rumdu.
Eğer Türk, Rumca veya İngilizce bilirse tercih ediliyordu. İki lisan bilmek büyük bir avantajdı. Babam tarım okumuş ama poliste ikinci komutandı.

Çocukluk ve Okula Başlangıç
Ailenin dördüncü kızıyım. Annem dört kız, iki erkek çocuk doğurmuştu.
Ben okula gideceğim sırada Mağusa’nın iç kısmına geçtik. Çünkü hem ben hem ablam orada bir ilkokula gidiyorduk.
İkinci Dünya Savaşı zamanında ben okula gidiyordum. Okula giderken bir ay yüzünden bir yıl kaybedecektim.
Allah rahmet eylesin, nenem gitti; biraz da babamın adını kullanarak bana 1934’ün değil 1933’ün Ekim ayının doğum kâğıdını getirerek ilkokul bire kaydetmiş oldu.
İlkokul üçte babam Limasol’a nakledildi. Dolayısıyla hep beraber Limasol’a gittik.
Limasol Yılları ve Babamın Hedefi
Derslerde çok iyi olmaya başladım. Çünkü dediğim gibi iki yıl anaokulu beni çok işin içine sokmuştu.
O zaman başlamıştı babam söylemeye: “Ayten okuyacak, doktor olacak.”
Voleybol ile Tanışma
Üçüncü sınıfta bir hocamız vardı: Doktor Burhan Nalbantoğlu. “Ablan çok güzel voleybol oynuyor. Victoria Kız Lisesi’nin takım kaptanı. Sen de oynar mısın?” dedi. Bana bir top fırlattı. Top ellerimin üzerinden gitti. Tabii gitti ama bana ilk voleybol dersini verdi.
Kardeş Acısı
Benim iki numaralı bir abim vardı. Onu 14 yaşında tifodan kaybettik.
Tifo gibi basit bir hastalıktan insanları kaybediyorduk. Çünkü henüz antibiyotikler gelişmemişti. Fazla doktorumuz yoktu.
Onun polis avlusunda polislerle voleybol oynadığını hatırlıyorum. Ben ilk olarak voleybol topuna kaçan topları numaralı ablamla götürür, abime verirdik. Yani başkasına değil, abimin eline vermeye çalışırdık.
Ortaokul Başarısı
İlkokulu bitirirken bir ortaokul açılmıştı. Ortaokulun Ragıp Bey diye çok iyi bir hocası vardı. Gidip ona dedim ki: “Biz mezun oluyoruz. İmtihanla Victoria Kız Lisesi’nin ilk sınıfına gireceğiz. Acaba bize biraz yardım eder misiniz? Özel ders verir misiniz? Genel kültür bakımından…”
Hoca çok memnun oldu böyle bir isteğin bizden gelmiş olmasına. İmtihana girdik.
Ben bütün Kıbrıs’ta birinci oldum. Yanımdaki arkadaşım, beraber çalıştığım Ümran Dağ da ikinci geldi.
Ortaokula girişte Limasol İlkokulu güzel bir derece yapmış oldu.

İdoller ve Edebiyat
Türkçe dersinde Tevfik Fikret’in “Gabrini Ziyaret” şiirini okuttu bana edebiyat hocası. Türkçe okumadan önce sordu: “Adın Salih dedi. Netafet Salih, Kıymet Salih ile bir ilgin var mı?” “Ablamlar oluyor,” dedim. Döndü, “Çocuklar, Netafet ve Kıymet’in küçük kız kardeşi geldi. Gelin dinleyin, şiir okutuyorum,” dedi. Ne kadar çok isim yapmışlardı. Benim önümde bir idol gibi kaldılar devamlı olarak.
Türkiye’ye Gidiş Kararı
İkinci sınıfa geldik, üçüncü sınıf oluyoruz. Acaba ne yapmalıyız? Erkek lisesi bizi kabul etmedi.
Daha önceki senelerde kız öğrenci almış olmasına karşın biz beş kişi birden gidince “Hayır,” dedi. “Burası buranın ismi ne kızım?” dedi bana. Ne yapacağız? Dedim ki: “Beni Türkiye’ye gönderirsen çok iyi olur baba.” Çünkü tek şansım o kalmıştı. Ya İngiliz okuluna ya Rum okuluna gidecektim. “Bak hocam,” dedim, “Çamlıca Kız Lisesi’nde okumuş Türkiye’de. Tavsiye ediyor bana oraya gitmemi.”
Ve ben 1949’da ortaokulu bitirip Türkiye’ye gitmiş oldum.
İstanbul ve Spor Hayatının Yükselişi
İstanbul’da dersler benim için çok kolaydı. Çünkü orta üçü bir daha okuma durumunda kalmıştım eksik derslerimden ötürü. Bu benim voleybolumu, spor hayatımı geliştirme bakımından çok iyi oldu. Derslerim çok iyi olduğu için bol spor yapma olanağı buldum.
Bir gün kızlar bir telaş içinde: “Ne var?” dedim. “Bugün sınıflar arası maç var. Biz beş kişiyiz, bir altıncı arıyoruz.” Kaptan Deniz arkadaş döndü, “Voleybol oynar mısın?” dedi. “Oynarım,” dedim.
Bir girdim, baktılar ki bazı konularda onlardan bile daha iyiyim.
Daha ilk günden jimnastik hocası Perihan Hanım beni çağırdı ve “Seni ortaokul takımına alıyorum,” dedi. Okul takımına girdim ve lise birde kaptan oldum.
Atatürk Koşuları
Hayatımda ilk defa koşuya seçildim. “Atatürk koşusuna bu sene beş kişi giriyor, biri de sensin,” dedi hocam. İkinci geldim. O günden sonra fırsat buldukça Atatürk koşularına girip derece almayı kendime şiar edindim. Lisede olduğum sürece birinci de oldum.
Türkiye’ye ilk gittiğim zaman her Kıbrıslı gibi insan konuşmada biraz çekiniyor.
Türkçemi Düzeltme Mücadelesi
Türkçesi ya azdır ya da Türklere göre bozuktur.
Biz daha değişik bir aksanla konuşuyoruz. İlk sabah çay içerken “Bana da çay döker misin?” dedim. Karşımda çay koyan kız döndü, “Niye dökeyim çayı yerlere?” dedi. “Çayı döker misin?” Dökmek denmezmiş. “Peki ne diyeceğim?” dedim. “Koyar mısın derler,” dedi. Teşekkür ettim.
Ertesi gün sınıfta Türkçe hocama kalktım: “Bundan sonra madem ki sınıfta birimiz okuyoruz, anlatıyoruz, müsaade edin hep ben okuyayım da benim Türkçemi düzeltin hocam. Ben güzel Türkçe konuşmak istiyorum,” dedim.
Her derste aynı şeyi tekrarladım. Yıl sonu konuşmasını ben yaptım.
Cumhurbaşkanı Celal Bayar’dan diplomaları alacağız ve konuşmayı da ben yapacağım.
Lise Yılları
Lise benim için enteresandı. Hayatımda ilk defa askerlik dersine girmeye başlamıştım. Hakikatte yabancı uyruklu olduğum için girmemem gerekiyordu ama hiç kimse İngiliz uyruklu olduğumu bilmiyordu. Dört yıl askerlik dersine girdim.
Okulda sadece spor ve ders değil, boş zamanlarımızda müzik ve tiyatro çalışmalarımız da vardı.

Üniversite ve Spor Girişimi
1954 yılı öğrenim dönemim sona erdiğinde Kıbrıs’a dönüş hazırlığına başlamıştım ama üniversitede spor var mı diye merak ettim.
Kızlar arasında pek sportif faaliyet olmadığını öğrenince bir kulübe katılıp kulüp takımı kurmayı amaçladık.
Bir kız arkadaşımla Fenerbahçe’nin bir gece basketbol maçına gittik. Maç bitti, Fenerbahçe kazandı.
Sporcuların yanına gittim. “Biz Fenerbahçe’de bir kız takımı kuruyoruz. Acaba basketbol hocamız olur musunuz?” dedim. Yoğun olduğu için kabul edemedi. O sırada 1.99 boyundaki Altan Dinçer, “Ben size antrenörlük yaparım,” dedi.
1 Eylül 1954’te ilk antrenmana çıktık. Ertesi gün gazetelerde “Fenerbahçe kız basketbol takımı kuruldu” diye manşet olduk.
Kupalar ve Şampiyonluklar
Galatasaray da takım kurdu. Lisans yoktu, kız lisansı yoktu. İsimlerimiz genç erkeklerin lisanslarının üzerine yazıldı.
İlk maçı bir sayı farkla kaybettik. Bir hafta sonra rövanşı açık farkla kazandık ve ilk kupamızı aldık. Ankara’ya gittik, o kupayı da aldık.
Üniversite Tercihi
Üniversiteye başvururken önce tıp yazmıştım, sonra diş hekimliğini de ilave ettim.
Puanım yüksek olduğu için diş hekimliğini kazandım ama üç ay sonra tekrar müracaat edip tıbba geçtim.

Sporun Zirvesi
1958’de hem voleybol hem basketbolda birinci ligleri kazandım, Atatürk koşusu şampiyonuydum.
Yılın kız sporcusu seçildim.
1959’da ilk defa bir kız ekibi olarak Almanya’ya dış gezi yaptık.

Doktorluk ve İlk Görevler
6 Aralık 1960’ta Kıbrıs’a döndüm. 12 ay mecburi staj yaptım. Anestezi öğrendim.
1962’de Limasol Devlet Hastanesi’nde göreve başladım. İlk gün 42 Türk hasta yazılmıştı bana. Sonra sayı arttı.
Gemi doktorluğu yaptım. Sabah 05.00’te ip merdivenle gemiye çıktım.
1963 Olayları ve Savaş Hekimliği
1963 olaylarında hastanede görev yaptım.
Noel gecesi Makarios bizi saraya götürdü, ertesi gün İngiliz sefaretine teslim etti. Daha sonra Türk tarafına geçtik.
Savaş hekimliği yaptım. Baf, Geçitkale, Erenköy ve diğer bölgelerde görev aldım. Bana “Flying Lady Doctor” denirdi.

Uzmanlık ve Yöneticilik Yılları
İngiltere’ye gidip uzman oldum. Döndüğümde başhekim oldum.
1974’te görev başındaydım. 20 Temmuz 1975’te kuzeye geçtim.
Sağlık müdür muavini oldum, müsteşar vekilliği yaptım. 15 yıl hekimlik, 15 yıl yöneticilik yaptım. 10 yıl da gönüllü olarak Kamu Hizmeti Komisyonu’nda kadın üye olarak görev yaptım.

Siyaset ve Kişisel Değerlendirme
Hayatıma şöyle bir göz gezdirdiğim zaman bir tek siyasette başarılı olmadığıma inanıyorum.
O da bana uymuyor herhalde.
İyi ki de olamamışım.
Bitmeyen Öğrenme Azmi
91 yaşında olmama karşın okuyorum.
Okumak en güzel vakit geçirilecek iştir.
Çok öğrenirsiniz ama bunu başkalarına aktarmak gerekir.
Talebelere, öğrencilere, sporculara hitap etmeye çalışıyorum.
Herhalde son nefesimi verinceye kadar okuyacağım ve konuşacağım.

Cihangir GSK
China Bazaar Gençlik Gücü
Doğan Türk Birliği
Mağusa Türk Gücü
Dumlupınar TSK
Çetinkaya TSK
Alsancak Yeşilova SK
Karşıyaka SK
Küçük Kaymaklı TSK
Esentepe KKSK
Lefke TSK
Yenicami AK
Mesarya SK
Mormenekşe GBSK
Yeniboğaziçi DSK
Gönyeli SK