Milli takımı Karabüklü 'Socceraoos' çarptı

24 yıl sonra katıldığımız ilk Dünya Kupası bu. İlk maçımıza çıktık. Maç taaa Kanada'daydı ama sanki bizim sahada oynanıyordu

Binlerce Türk vatandaşımızın desteği inanılmazdı.


Biz de görüntüde üstün başladık maça.


Sanırım hemen herkesdeki "Biz bu Avustralya'yı nasıl olsa yeneriz" düşüncesi millilerde de vardı.


Öyle ya! Avustralya denince ne geliyor önce akla? Kangrular! Onlar futboldan ne anlar!


Oysa... Avustralya eski Avustralya değildi; bunu çözemedik.

Futbolda her geçen gün aşama yaptıklarını bilemedik.

Hadlerini bilerek sağlam oynadıklarını gözardı ettik.


Ne demişti maçtan önce teknik direktör Tony Popovic maçtan bir gün önce;
"Rakibinizin kim olduğu fark etmeksizin, her zaman iyi başlamak istersiniz. Yarın oldukça güçlü bir rakiple karşılaşacağız, biz hazırız. Tabii ki kazanmak istiyoruz, hedefimiz bu. Türkiye’ye karşı nerede avantajlı olduğumuzu biliyoruz, bunu şimdi söylemeyeyim. Gruptaki tüm takımlar bizi yeneceklerini iddia edecektir, önemli olan bizim hazır olmamız ve elimizden geleni yapmamız. Uzun süredir bu maça çalışıyoruz. Maç saatine hazır olacağız."


Bu açıklamanın şifresini bile çözemedik!


Maç başlayınca anladık ancak ne demek istediğini.


Adam ezberlemiş meğer bizim takımı.


Uzun boylu bir takım.

kaleci de dahil selvi boylu!


Kanatları da bir güzel kapattı.


Ona rağmen kenardan ortalarla oynamaya çalıştık, bir hava topu bile alamadık.


Bizim "Kendimizi favori gördüğümüz için" yükleneceğimizi biliyordu.

Kalabalık kurdu savunmayı.

Yetenekli futbolcularımıza boş alan bırakmadı.

Arda ya da Hakan ya da diğerleri...

Topu her aldıklarında başlarında en az 2 kişiyi buldular.


Ancak uzaktan kaleyi yoklayabilirdik.

Yokladık da.

O da olmadı işte.

Bir top direkten döndü, diğerleri 1.90'lık kaleciden.


Ben futbolu Montella'dan daha iyi bilecek değilim; böyle bir iddiada bulunamam.


Yalnız bu oyun uzun boylu, güçlü bir santrforu çağırıyordu; kusura bakmazsa hocamız bunu belirtmeden de geçemeyeceğim.

Kerem'in fiziğinin o savunma arasında daha ilk yarıda bile kaybolduğunu gördük.

Yerine 1.92'lik Deniz Gül'ü almak için neden 85 dakika bekledi; vardı herhalde bir bildiği!


Oyunculara tek tek girmeyeceğim.

Barış'ın yerine Kenan'ın girmesinden sonra o kanadımızın biraz daha hareketli olduğunu gördüm sadece; onu söyleyeceğim.


Baskılı gibi görünsek de 2 hızlı kontrataktan 2 gol yedik. Ve yenilgiyle başladık Dünya Kupası'na.


Ve son olarak da şunları söyleyeceğim.


Avustralya teknik direktörü Popovic resmen mat etti Montella'yı.


Montella Avustralya'yı daha önce kaç kez izledi, bilmiyorum ama...

Adam bizim takımı ezberlemiş; bu belli.


Ülkesinde "Socceroos"muş lakabı.


Bir de sır vereyim.

Hiç de yabancı değil bizim ülkeye bu arkadaş.


2017'de Türkiye'deymiş.

O dönem Süper Lig'de yer alan Karabükspor'un teknik direktörlüğünü yapmış.


Neyse...

Bu ders olur belki bize.


Sonraki maçlara bakalım.


Umudumuz bitmedi; enseyi karartmayalım.

Kaynak : HALK TV