Bu Bir Siyasi Dosya Değil, Bir Gençlik Meselesidir

Bu Bir Siyasi Dosya Değil, Bir Gençlik Meselesidir

Kuzey Kıbrıs’ta aileler, çocuklarını sadece iyi sporcular olsunlar diye değil; disiplinli, özgüvenli ve dünyaya açık bireyler olarak yetiştirmek için spora yönlendiriyor. Kıbrıslı Türk toplumunda spor, eğitimin ve kültürün doğal bir parçası olarak görülür. Aileler, kısıtlı imkânlara rağmen çocuklarını antrenmanlara götürür, turnuvalar için fedakârlık yapar, okul ile sporu bir arada yürütmeleri için büyük bir çaba gösterir. Çünkü burada spor, bir “kariyer planı”ndan önce bir yaşam terbiyesi olarak kabul edilir.

Aynı anlayış eğitim ve kültürde de kendini gösterir. Kıbrıslı Türkler, çocuklarının dünyayla bağ kurmasını; farklı kültürleri tanımasını, kendini ifade edebilmesini önemser. Spor da bu bağın en güçlü, en temiz yollarından biridir. Ancak ne yazık ki bu yol, uluslararası arenada çoğu zaman yarıda kesilmektedir.

Bugün KKTC’de yetişen binlerce genç sporcu, dünyanın her yerindeki yaşıtlarıyla aynı hayallerle çalışıyor. Aynı salonlarda ter döküyor, aynı fedakârlıkları yapıyor. Fakat sıra uluslararası organizasyonlara geldiğinde, bu gençler çoğu branşta sistemin dışında kalıyor. Bu yalnızca bir yarışa katılamamak değildir; bir sporcunun gelişim sürecinin en önemli aşamasından mahrum bırakılmasıdır.

Uluslararası rekabetten uzak kalan sporcu, eksik kalır. Deneyim kazanamaz, kendini ölçemez, ilerleyebileceği yolu göremez. Bunun bedelini ise sadece sporcu değil; ona inanan ailesi, onu destekleyen antrenörü ve geleceğe yatırım yapan bir toplum öder.

Şu gerçek özellikle vurgulanmalıdır: Bazı bireysel branşlarda, siyasi engeller devreye girmediğinde Kıbrıslı Türk sporcuların uluslararası organizasyonlarda yer alabildiği görülmektedir. Bu durum, sorunun spordan ya da sporculardan kaynaklanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Kapılar kapalı olduğu için değil, kilitli olduğu için geçilememektedir.

Bu nedenle çağrımız açıktır.

Uluslararası spor federasyonları, özellikle gençler ve bireysel sporcular için daha kapsayıcı ve esnek modeller geliştirmelidir. Tarafsız statüyle yarışma, bireysel lisans uygulamaları, özel davet sistemleri veya bağımsız sporcu modelleri; sporun evrensel ruhuna aykırı değil, tam tersine onun özüne uygundur.

Spor, bir gencin emeğini bekleme odasına alacak kadar katı olmamalıdır. Her kaybedilen yıl, yalnızca bir turnuva değil; bir hevesin, bir umudun ve bazen bir kariyerin sönmesi demektir.

Bugün sizlerden istenen büyük bir siyasi karar değil.
Spora, eğitime ve kültüre yatırım yapan ailelerin çocukları için adil bir fırsat.

Çünkü bu mesele bir statü meselesi değil; gelecek meselesidir.
Ve geleceği ertelenen her genç, hepimiz için kayıptır.